Andropoz Nedir? Andropoz Belirtileri Nelerdir?

Andropoz kaç yaşında başlar?

Andropoz genelde 40-50’li yaşlardan itibaren başlıyor. Aslında erkeklik hormonu testosteron otuzluk yaşlardan itibaren her yıl azalıyor. Ancak orta yaşlara gelindiğinde artık tedavi gerektirecek miktarda azalmış oluyor. Eğer kilo fazlalığı, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, aşırı stres gibi risk faktörleriniz varsa daha erken yaşta da andropoza girebilirsiniz. Yine kalp damar sorunları, şeker hastalığı, prostat hastalıkları, ilaçlar, metabolik problemleriniz varsa testosteron daha hızlı düşebiliyor.

Bir erkek andropoza girdiğini nasıl anlar?

Andropoza giren erkekte testosteron hormonunun etkileri azalıyor. Bu durum öncelikle cinsel gücü azaltıyor. Cinsel istek ve cinsel uyarılmada düşüş, sertleşme sağlama-sürdürme zorluğu, gece sertleşmelerinin azalması, gecikmiş orgazm, sperm üretiminde azalma, testis hacminde azalma gibi belirtiler görülüyor. Testosteron düşüşünde vücut kıllarınızda azalma, vücut yağ miktarınızda artış, kas ve kemik kütlesinde azalma, güçsüzleşme, kansızlık oluşabiliyor. Yorgunluk, konsantrasyon zorluğu, huzursuzluk görülebiliyor.

Andropozdan çıkmak mümkün mü?

Andropozda hem biyolojik hem de psikolojik ve sosyal anlamda bir tedavi uygulanıyor. Biyolojik yönden özellikle testosteron yerine koyma tedavileri ve gerekirse diğer performans tedavileri cinsel gücü arttırıyor. Bunu yaparken cinsel bölge damar ve sinirlerinin kontrolü, pelvik kasların eğitimi, prostat sağlığının gözetilmesi şart. Atta yatan damarsal ve metabolik sorunların, hormonal dengeyi bozan risk faktörlerinin düzeltilmesi de çok önemli. Andropoza yönelik beslenme ve egzersiz önerileri, antioksidanlar, cinsel anti aging tedavileri yararlı olabiliyor. Bunun yanında psikolojik yönden de performans endişesi, orta yaş krizi ve stres gibi sorunlarda yardım alınması gerekiyor. Andropoz fizyolojik bir durum dolayısıyla andropozdan çıkılır diyemeyiz. Ama andropoz iyi bir şekilde yönetilebilir diyebiliriz.

Testosteron eksikliği bir uyarı işareti midir?

Testosteron seviyeleri erkek sağlığının en önemli göstergelerinden biri. Cinsel isteksizlik ve testosteron düşüklüğü çeken erkeklerde 5 yıl içerisinde diyabet ve kalp hastalıklarına yakalanma riski çok yüksek. Bu nedenle düzenli olarak kontrol edilmesinde ve gerektiğinde desteklenmesinde fayda var.

Testosteron nasıl ölçülüyor?

Biz andropoz belirtileri ile başvuran hastalarımızdan genel bir sağlık hikayesi ve ayrıntılı cinsel öykü aldıktan sonra testosteron değerlerini ölçüyoruz. Genelde sabah saatlerinde ölçülen testosteron değerlerine ve gerekirse diğer hormonal tetkiklerine bakıyoruz. Total-serbest testosteron, seks hormon bağlayıcı globulin gibi değerleri kontrol ediyoruz.

Andropoz aldatmayı tetikler mi?

Testislerdeki erkeklik hormonlarının üretimini denetleyen ve beyinde bulunan hipofiz bezi ile stres ve duyguları kontrol eden beyin bölümleri ortaklaşa çalışıyor. Bu yüzden hayat tatmini az, stresini yönetemeyen, işinde ve aile yaşamında belirlediği hedeflere ulaşamayan, huzursuz, endişeli, mutsuz erkeklerde testosteron daha az üretilip andropozun daha erken başlamasına neden olabiliyor. Cinsel fonksiyonlarda meydana gelen yavaşlama ile cinsel sorunlar da duygusal ve psikolojik bir etkileşim yaratıyor. Sonuçta orta yaş erkekleri gençlik yıllarına özlem ve tutku duyabiliyor, cinsel olarak daha güçlü hissetme ihtiyacında olabiliyor, hayatlarına renk katacak duygusal uyaranları bulmaya çalışabiliyor. Bu nedenle andropoz sürecinde psikolojik yönden destek almak faydalı olabilir.

Stres Erken Andropoza Yol Açabilir mi?

Son yıllarda giderek daha fazla sayıda genç erkeğin testosteron kaybına bağlı cinsel isteksizlik ve sertleşme sorunu yaşadığını görüyoruz. Öyle ki bazen otuzlu yaşlarda bir erkeğin vücudunda seksenli yaşlarındaki bir erkeğin testosteron seviyesini buluyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri de stres! Stres durumunda vücudunuzda kortisol-adrenalin gibi stres hormonları salgılanıyor. Bu hormonlar sürekli üretildiklerinde baş ağrıları, sinirlilik, öfke, konsantrasyon güçlüğü, depresyon, endişe, kas gerginliği, yeme atakları, yüksek tansiyon, mide-bağırsak sorunları, düşük bağışıklık gibi bir dizi problem gelişiyor. Bunlara ek olarak cinsel güç de düşüyor. Stres hormonlarının seks hormonlarını düşürücü etkisi var. Üstelik beyinden testislere testosteron üretimiyle ilgili mesaj yollayan hipofiz bezi ile stres ve duyguları kontrol eden beyin bölümleri ortaklaşa çalışıyor. Bu nedenle aşırı stres durumunda hipofiz bezinden başlayan sinyaller düşüyor ve testosteron üretimi azalıyor. Yani yoğun stres altında, huzursuz, endişeli, mutsuz, depresif erkeklerde testosteron daha az üretilip andropozun daha erken başlamasına neden olabiliyor. Bu erkeklerde libido kaybıyla beraber sertleşme problemi, boşalma sorunları, haz duyamama olmak üzere pek çok cinsel sorun ortaya çıkıyor. O gün yaşadığınız akut bir stres kısa süreliğine (birkaç günlüğüne) cinsel problem yaratırken, kronik stres uzun vadede testosteron seviyeleri azalıyor ve artık organik anlamda tedavi gerektiren bir tablo ortaya çıkıyor.

Cinsel isteksizlik yaşayan veya birkaç sefer sertleşme sorunuyla karşılaşan erkeklerde performans endişesini sık görüyoruz. Performans endişesini cinsellikte yeterli performans gösterip göstermeyeceğine dair endişe, korku olarak açıklayabiliriz. Bu endişeyi taşıyan erkekler cinsellikten ve eşlerinde uzaklaşmaya başlıyor. Bu da ilişkide gerginliklere, tartışmalara dönüşüyor. Yani genel hayat stresine bir de seks stresi ekleniyor. Genelde cinsel sorunlarla ilgili şöyle bir söz var: “Psikolojiktir geçer!”. Ama sorun tamamen psikolojik de olsa genelde hemen geçmiyor. Üstelik strese bağlı oluşan hormonsal sorunlar bazen ancak hormon tedavileriyle çözülebiliyor. Bu nedenle strese bağlı olarak 2-3 ayı aşkın süredir cinsel fonksiyon problemi yaşıyorsanız, bir uzmana başvurmanızı öneriyorum. Cinsel fonksiyonlar, hormon seviyeleri, hayatınızdaki stres kaynakları, endişe veya depresyon sorunlarınızın birlikte inceleneceği görüşmeler yapılıyor. Bunların sonucunda ise hem cinsel gücünüzü arttıracak öneriler, hem de stresle baş etmeniz için destek veriliyor. Bu arada uykunuzu düzenlemeniz, düzenli egzersiz yapmanız, sağlıklı beslenmeniz ve aşırı alkol-sigaradan uzak durmanız gerek. Tek seferlik başarısızlıkta hemen panik yapmayın. Eşinizden uzaklaşmayın ve kendinize günlük stresleri atmanıza yardımcı olacak rahat bir uyarılma süreci tanıyın.

Andropoz Belirtileri

Andropozda olup olmadığınızı merak ediyorsanız, Yaşlanan Erkekte Başlayan Hipogonadizm testini çözebilirsiniz. Aşağıdaki şıklarda yer alan şikayetleri hiç yaşamıyorsanız 1, çok şiddetli yaşıyorsanız 5 numaralı puanları işaretleyin. Testi bitirdiğinizde puanlarınızı toplayın ve puan tablosundan kontrol edin.

  1. Genel iyilik hissinde azalma (genel sağlık durumu) (1 2 3 4 5)
  2. Eklem ve kas ağrısı (1 2 3 4 5)
  3. Aşırı terleme, sıcak basması (1 2 3 4 5)
  4. Uyku problemleri (1 2 3 4 5 )
  5. Sık sık yorgun hissetme (1 2 3 4 5)
  6. Alınganlık (1 2 3 4 5 )
  7. Sinirlilik (1 2 3 4 5 )
  8. Endişe, panik hissi (1 2 3 4 5 )
  9. Bedensel bitkinlik-canlılığın kaybolması (1 2 3 4 5 )
  10. Kas gücünde azalma, güçsüz hissetme (1 2 3 4 5 )
  11. Depresif ruh hali (çökkünlük, motivasyon eksikliği) (1 2 3 4 5 )
  12. En iyi zamanların geride kaldığı hissi (1 2 3 4 5 )
  13. Kendini tükenmiş ve dibe vurmuş hissetmek (1 2 3 4 5 )
  14. Sakal büyümesinde azalma (1 2 3 4 5)
  15. Seks yapma gücü ve sıklığında azalma (1 2 3 4 5 )
  16. Sabah ereksiyonu sayısında azalma (1 2 3 4 5 )
  17. Cinsel istek-şehvette azalma (1 2 3 4 5)

Toplam puan – şikayet derecesi

17-26 Puan : Yok

27-36 Puan : Az

37-49 Puan : Orta

50 ve üstü Puan : Ciddi