Önce Zarar Verme!

Önce Zarar Verme!

Elinizde ne kadar bilgi varsa hayatı o pencereden görürsünüz.

Elinizde bir çekiç varsa her yerde çivi görürsünüz değil mi?

İşte bu yüzden sağlıkçıların en büyük savaşı bence kendilerinedir.

Olası tüm yan etkilerin ve risklerin farkında olup yine de yardım etme cesareti göstermeleridir onları olağanüstü kılan.

Hipokrat ne demiş:  “Primum non nocere” yani “Önce zarar verme!”.

Bu ne kadar önemli bir söz!

Birine zarar vermemek en az şifa vermek kadar önemli.

Zarar vermemek için de bilgimizin sınırlarını çok geniş tutmalı ve buna rağmen sınırları olduğunu fark etmeliyiz.

Bilgimizin ve şifa gücümüzün içeriğini tartabilmeliyiz.

Bende/onda işe yaradı demek değil,

Sende işe yaramayabilir demek.

Eğer sağlık bilginiz yoksa önerilerinizin sağlığı yüceltecek mi köreltecek mi olduğunu bilemezsiniz!

Eğer sağlık bilginiz yoksa önerdiğinizin bir ilacın yan etkisini, karşınızdaki insanın psikopatolojisini, verdiğinizin diyetin hipoglisemi riskini, önerdiğiniz basit egzersizin hangi zedelenmelere kimlerde yol açacağını bilemezsiniz!

Maalesef günümüz referanssız bilgi çağı.

En ufak bilgiyi sahiplenme ve satabilme çağı.

Ama bilginin ne kadar yükseldiği değil ne kadar derinleştiği önemli. Ustalık da bu zaten.

Lütfen sağlığınızı gerçek sağlıkçılara emanet edin.

Tüm sağlıkçı dostlarımın 14 Mart Tıp Bayramını kutluyorum.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.