Mutluluk Eşinizin Elinde! - Hattat Klinik
Mutluluk Eşinizin Elinde!

Mutluluk Eşinizin Elinde!

Yapılan araştırmalar kişisel mutluluğunuz için sağlık, iç huzur, bireysel başarı gibi kriterlerin önemli olduğunu gösteriyor.  Biyolojik-psikolojik ve sosyal yönden zihin beden birlikteliği ve denge sahibi olduğunuzda sizi tam olarak sağlıklı kabul ediyoruz.  Böyle bir süreç mutluluğu da getiriyor. Evet kişisel mutluluğunuz size bağlı.  Ancak eşinizle ilişkiniz ve cinsel yaşamınız kişisel mutluluğunuzun önemli bir parçası.   Partnerinizle duygusal yönden, iletişim açısından ve cinsel anlamda mutlu olmanız kişisel mutluluğunuzu kesinlikle tamamlıyor. İş yaşamınızdan, sosyal hayatınızdan, fiziksel sağlığınızdan mutluysanız harika!  Peki ilişkiniz ve cinsel yaşamınızdaki mutluluğunuz?

1956’dan bu yana 6000 kişiyi inceleyen bir çalışma mutluluğunuzun eşinize bağlı olarak arttığını veya azaldığını gösterdi.  Özellikle uzun süredir bir ilişki içindeyseniz; beklentilerin uyumu, anlayış ve özveri gibi ilişki kalitesini belirleyen noktalar, sizin mutluluğunuzu da belirleyen kriterler oluyor.

Aynı araştırmaya göre eşinizin psikolojik durumu sizin duygusal durumunuzu da etkiliyor.  Eşinizdeki depresyon, endişe gibi sıkıntılar sizi de ele geçiriyor.

Cinsel yaşam bu anlamda ilişkilerin bir aynası.  Çiftin arasındaki iletişimin, paylaşımın, duygusal ve düşüncesel bağların bir göstergesi.   Cinsel sorun yaşayan çiftlerin birbirinden uzaklaştığı, ilişki kalitesinde düşüş yaşadıkları biliniyor.  Ancak sorun bununla sınırlı değil.  Cinsel problemler psikolojik sağlığınızı ciddi ölçüde etkiliyor.  Cinsel sıkıntı yaşayan kişilerin kendilerini depresif, endişeli, kaygılı, çekiciliğini yitirmiş, başarısız hissettiklerini bir çalışmamızda biz de göstermiştik.  İşin ilginç tarafı, aynı hislere eşler de sahip oluyor.  Eşler cinsel sorun yaşamasa bile kendilerini endişeli, şaşkın, özgüven eksikliği içinde, öfkeli ya da başarısız hissediyor.  Kısacası gerçekten de mutluluğunuz eşinizin ellerinde. Cinsel sorun yaşıyorsanız mutlaka hem ilişki kalitenizde hem de mutluluğunuzda düşüş oluyor.

Cinsel sorunlar bireysel şikayetler gibi gözükse de aslında çiftin ortak problemi.  Zaten bu yüzden son yıllarda “çift tıbbı”, “çift sağlığı” gibi kavramlar ön plana çıkmaya başladı. Sorun ister sizden isterse eşinizden kaynaklansın aslında ortak sorununuzdur.    Eşinizde sertleşme sorunu, erken boşalma veya cinsel isteksizlik varsa sizin de tatmininiz, cinsel özgüveniniz, cinsel keyfiniz düşer.           Eşinizde orgazm sorunu, uyarılma güçlüğü, cinsel ağrı veya vajinismus varsa sizin de cinsel hazzınız, motivasyonunuz azalır.         Bu sorunları siz yaşıyorsanız bilin ki -sorun aranızda hiç konuşulmasa da- aslında eşiniz de bu durumdan yoğun olarak etkilenir.

Peki ne yapmalısınız? Cinsel hayatınızda yolunda gitmeyen birşeyler varsa, cinsel isteksizlik-orgazm sorunu-cinsel ağrı- uyarılma güçlüğü yaşıyorsanız, yahut eşinizde sertleşme sorunu-erken boşalma-isteksizlik varsa bu sıkıntıların her iki tarafı da etkilediğini hatırlamalısınız.  Eşinizin sorunu sizin de probleminizdir.  İlişkilerinde ve cinsel yaşamda mutluluğu yakalayan çiftlerin sırlarından biri karşılaştıkları problemleri birlikte ele almalarıdır.  “Benim” veya “Senin” sorunun değil “Bizim” sorunumuz diyen çiftler mutluluğa birkaç adım daha yakındır.

Bu nedenle ilişkinizde ve cinsel yaşamda aradığınız mutluluğu henüz bulamadıysanız önce iletişim kapılarını aralayın.  Eşinizle konuşarak sorunların üstesinden birlikte gelmeye kararlı olun.  Birbirinize destek olduğunuzda cinsel tedaviler hem hızlı hem de daha başarılı olur.  Cinsel mutluluk bir hayal değil.   Uzun yıllar cinsel açıdan mutlu olan pek çok çift var.  Siz neden bu çiftlerden biri olmayasınız?

HANGİ CİNSEL SORUN CİNSEL HAYATI NASIL ETKİLER?

  • Sertleşme sorunu: Önsevişme süresi kısalabilir. Kadında “Eşim beni artık beğenmiyor” veya “Beni aldatıyor” gibi düşünceler oluşabilir.   Erkek cinsel sorun yaşama endişesiyle eşten uzak durmaya başlayabilir.
  • Erken boşalma:  Önsevişme süresi kısalabilir.  Kadında “Hep kendi zevkini düşünüyor” şeklinde öfke gelişebilir.  Erkekte yetersizlik hissi, özgüven kaybı görülebilir.
  • Erkekte İsteksizlik:  İsteksizliğe eşlik eden sertleşme sorunu veya erken boşalma meydana gelebilir.  Cinsel ilişki sıklığı azalır.
  • Orgazm sorunu:  Cinsellikten soğuma ve cinsel isteksizlik gelişebilir. Erkek eşi orgazm olmadığında kendini veya eşini suçlayabilir.
  • Cinsel ağrı:  Cinsellikten kaçınma yaşanabilir.  Cinsellikte konsantrasyon bozulur, kasılma oluşabilir.
  • Vajinismus:   Cinsel korku, gerginlik, kasılma oluşur.  Her başarısız deneme sonrasında moral bozukluğu gelişebilir.
  • Kadında İsteksizlik:  İsteksizliğe eşlik eden uyarılma zorluğu, orgazm problemi meydana gelebilir.  Cinsel ilişki sıklığı azalır.  Eşin istek seviyesi yüksekse çift arasında çatışmalar doğabilir.

ONDAN UZAK DURMAYIN

Ülkemizde 10 kişiden yalnızca 2’si cinsel problemlerini eşleriyle konuşabiliyor.   Oysa cinsel sorunlarınızı kabul etmek ve bu konuda konuşmak çözüme giden ilk adım. Bu konuları konuşmaktan çekindiğiniz veya utandığınız için eşinizden uzak durmayın. Birçok çift cinsel sorunları eşleriyle konuşmak yerine sessiz kalmayı yeğliyor.  Oysa cinsel sorunlar konuşulmadığında giderek büyüyor.  Kısacası mutlaka iletişim için harekete geçin.

SORUN ORGANİK OLABİLİR

Cinsel sorunların her zaman psikolojik kaynaklı olmadığını hatırlayın.  Hatta cinsel fonksiyon sorunlarının %80’e varan oranda biyolojik problemlerden kaynaklandığını artık biliyoruz.  Hormon dengesizlikleri, cinsel bölge damar ve sinirlerindeki yetmezlik, altta yatan diyabet-kalp sorunları-tiroit gibi problemler cinsel sorunlara yol açabiliyor.  Bu nedenle eşinizle bu konularda konuşurken gerektiğinde cinsel sorunların organik yönden incelenmesi gerektiğini unutmayın.

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.