Andropoz yaşla birlikte doğal olarak azalan testosteronun yol açtığı klinik bir tablodur. Cinsel istek azlığı, sertleşme problemi, testis hacminde azalma, kıllanmada azalma, vücut yağlarında artış, kas ve kemik kütlesinde azalma, kansızlık gibi klinik şikayetlerle, yorgunluk, konsantrasyon zorluğu, huzursuzluk gibi daha subjektif belirtilerin bir araya geldiği bir sağlık sorunudur. Andropoz genelde 40lı yaşlardan itibaren oluşsa da günümüzde sağlıksız beslenme, hareketsizlik, aşırı stres, kilo fazlalığı gibi hayat tarzı alışkanlıklarından dolayı daha erken yaşlarda da oluşabiliyor. Özellikle yoğun sorumluluğu olan, iş yükü fazla erkeklerde daha genç yaşlarda testosteron eksikliği görülebileceğini bilmelisiniz.

Andropoz 1940'lardan beri değişik isimlerle tanımlanmaya çalışılan bir klinik sendromdur. Andropoz esas olarak iki yunan kökenli sözcüğün birleşiminden oluşur. Andro yani erkek ile pauses yani durmak kelimeleri andropozu erkekliğin sonlanışı olarak niteler. Andropoz'un ismi kadınlardaki menopoz sürecini çağrıştırdığından bu klinik tablo çoğu zaman erkek menopozu olarak da adlandırılmıştır. Oysa andropozun "Erkek menopozu" olarak adlandırılmasının yanlış olduğu bilinmektedir.

Gerçekten de menopoz ve andropoz arasında ciddi farklar vardır. Menopoz 1-2 yıl içinde hızla başlarken, andropoz yıllar içinde yavaş yavaş ortaya çıkar. Kadında östrojen hormonunun azalması ile birlikte kemik erimeleri, depresyon, zihinsel zayıflama meydana geldiği gibi, erkeklerde de 'testosteron'un azalmasıyla menopozun getirdiği rahatsızlıklar ve erken yaşlanma başlar. Ancak andropozun en büyük farkı, erkeklerin çok daha yavaş yıllar içinde bu değişiklikleri yaşaması ve testosteronun sadece belirli bir miktarda azalmasıdır. Menopozda östrojen hormonu tamamen kaybedilirken andropozda testosteron eksikliği sadece belli bir dereceye kadar olmaktadır. Bu sayede bir çok erkeğin ömrünün sonuna dek cinsel isteğini ve aktivitesini sürdürebilmesi hatta ileriki yaşlarda çocuk sahibi olması dahi mümkündür. Menopoz tüm kadınları etkiler oysa andropoz erkeklerin yaklaşık %25-30'unda meydana gelir. Bu ve bunun gibi farklar andropozun kendi içinde bir tanımı olmaya zorlamıştır.Şu anda "PADAM" (partial androgen deficit in aging men) - yaşlanan erkeklerde ortaya çıkan kısmi androjen eksikliği terimi oldukça ilgi görmektedir. "Geç başlangıçlı hipogonadizm" de son dönemde andropoz tanımı için kullanılan başlıca terimdir.

50-60 yaşını geçen birçok erkek azalmış virilite yani canlılığın klinik belirtilerinden şikayetçidir. Azalmış kas gücü, fiziksel kapasite, cinsel fonksiyon ve kemik erimesi ilerleyen yaşla beraber hayat kalitesini azaltan çok önemli kriterlerdir. Ancak hayat kalitesini azaltan sadece bu fiziksel değişiklikler değildir. İlerleyen yaşlarda bile aktif ve fiziksel olarak yeterli kalma arzusu yaşa bağlı olarak ortaya çıkan zorlanmalara ve fonksiyon kayıplarına karşı toleransı azalmıştır. Bu nedenle andropozla ortaya çıkan değişiklikler psikolojik olarak da erkeklerin hayat kalitesini azaltmaktadır.

İlerleyen yaşla birlikte erkeklik hormonu testosteron seviyelerinde bir düşüş meydana gelir. Özellikle 40-70 yaşları arasında kanda bulunan serbest testosteron seviyeleri her yıl %1.2 oranında azalır.

İşte 45-50 yaşından itibaren erkeklik hormonu olan testosteron ile yanında böbreküstü bezinden salgılanan aynı yapıdaki hormonların devamlı olarak düşmesi andropoz adı verilen klinik sendroma yol açar. Andropoz Sendromu, cinsel fonksiyonun gerilemesi yanında, cinsel arzu ve zihinsel fonksiyonlarda da düşmeye neden olur.

Tüm bu bulguları özetlersek andropoz erkeklerde ilerleyen yaşa bağlı görülen fiziksel ve zihinsel değişikliklerin, androjen hormonlarının azalmasıyla birlikte aşağıdaki klinik tabloya dönüşmesidir.

  • Cinsel fonksiyon: Cinsel istek kaybı, cinsel uyarılmada azalma, sertleşme kalitesinde azalma, sertleşme problemi, cinsel ilişki sıklığında düşüş, gece sertleşmelerinin azalması, gecikmiş orgazm, sperm üretiminde azalma
  • Vücut kompozisyonu: Yağ dokusunda artış, "bira" göbeği, jinekomasti (erkeklerde görülen meme büyümesi)
  • Kemik erimesi- Osteoporoz : Sırt ağrısı, kemik kırıkları, boyda kısalma
  • Kas gücü: Kas kütlesinde ve gücünde azalma, genel fizik performansta düşüş
  • Kalp-damar ve metabolik sistem: Total ve LDL kolesterolde artış, HDL kolesterolde azalma, ateroskleroz ve insülin direncinde artış
  • Zihinsel fonksiyonlar: Hafıza kaybı, depresif ruh hali, anksiyete-endişe durumu, uyku sorunları
  • Kan sistemi: Kansızlık, kronik yorgunluk, genel fizik performansta düşüş
  • Deri: Kuruluk, sebum salgısında azalma, kıllarda azalma , aşırı terleme, sıcak basmaları

Hattat Klinik'te andropoza bağlı problemlere yönelik geliştirdiğimiz tedavi yöntemleri ile gençlik yıllarındaki performansınız yakalayabilmeniz artık mümkündür!

Andropoz yaşla birlikte doğal olarak azalan testosteronun yol açtığı klinik bir tablodur. Cinsel istek azlığı, sertleşme problemi, testis hacminde azalma, kıllanmada azalma, vücut yağlarında artış, kas ve kemik kütlesinde azalma, kansızlık gibi belirtiler oluşur. Bir de daha subjektif sorunlar gelişir. Bir de yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, sıcak basmaları, huzursuzluk, depresif düşünceler de gelişir. Andropoz tablosu genelde 40lı yaşlardan itibaren oluşsa da günümüzde beslenme, hareketsizlik, aşırı stres, kilo fazlalığı gibi hayat tarzı alışkanlıklarından dolayı daha erken yaşlarda görmeye başladık. Mesela özellikle yoğun sorumluluğu olan, iş yükü fazla erkeklerde daha genç yaşlarda testosteron eksikliği oluşabiliyor.

Testosteron eksikliğine dair bahsettiğimiz şikayetleri yaşıyorsanız sorununuzun ne zaman başladığı, belirtilerinizin şiddeti ve sorununuza eşlik eden şikayetleriniz tanı için son derece önemlidir. Bu nedenle Hattat Klinik ziyaretiniz öncesinde yaşadığınız sıkıntıların bir listesini yapın. Ayrıca hayatınızdaki stres kaynaklarını varsa duygusal travmalarınızı da gözden geçirin. İlaçlarınızı ve doktorunuza soracağınız soruları da not edin. Son yaptırdığınız testleriniz, varsa kan şekeri, kolesterol, karaciğer enzimleri, böbrek fonksiyonları ile ilgili kan testi sonuçlarınızı da yanınıza almayı unutmayın.

Rahat olun

Cinsel isteksizlik probleminin tansında cinsel istek varlığında olan cinsel ilişki sıklığınız, cinsel fantezileriniz, cinsel düşünceleriniz ve cinsel aktivitelerinizin başlamasındaki motivasyonel faktörler incelenir. Kişisel ve cinsel öykünüzü alan doktorunuz fizik muayenenizin ardından total ve serbest testosteron düzeyi gibi bazı kan testleriyle altta yatan organik bir neden olup olmadığını araştırır.

Bu sorulara hazırlıklı olun

Doktorunuz ayrıntılı olarak tıbbi geçmişinizi de sorgulayacaktır. Bu sorulara daha önceden hazırlanmanız size vakit kazandırması açısından önemlidir. Açık ve doğru yanıtlarınızı doktorunuzla paylaşmanız tanı sürecinizi kolaylaştıracaktır.

  • Cinsel isteğinizde azalma oldu mu?
  • Enerjinizde azalma var mı?
  • Kas kuvvetinizde azalma var mı?
  • Hayattan zevk almanız azaldı mı?
  • Mutsuz ve karamsar mısınız?
  • Ereksiyon kalitesinde azalma var mı?
  • Akşam yemeğinden hemen sonra uykunuz geliyor mu?
  • Spor yaparken zorlanıyor musunuz?
  • İş performansınız düştü mü?
  • Şikayetleriniz ilk ne zaman oluştu?
  • Belirtileriniz zaman zaman mı oluyor, giderek şiddetleniyor mu?
  • Şikayetlerinizi hafifleten bir şey var mı?
  • Şikayetlerinizi şiddetlendiren bir şey var mı?
  • Ergenliğe ne zaman girdiniz?
  • Büyürken gelişim problemleri yaşadınız mı?
  • Testis travması yaşadınız mı?
  • Kafa travması geçirdiniz mi?
  • Çocuk veya ergenlikte kabakulak iltihabı geçirdiniz mi? İltihap sırasında testislerinizin acıdığını hatırlıyor musunuz?
Fizik muayeneden korkmayın

Tıbbi geçmişinizi inceleyen doktorunuz daha sonra fiziksel muayenenizi yapacaktır. Fizik muayenede testis yapısı ve diğer genital yapılar kadar vücut proporsiyonları, kas kütlesi ve vücudunuzdaki yağ dağılımı gözden geçirilecektir. Ayrıca ileride uygulacak olası bir hormon yerine koyma tedavisi ile ilgili olarak prostat muayenesi gerekebileceğini de bilmelisiniz.

Hangi Testler gerekecek?

Hipogonadizm belirtileriniz varsa doktorunuz kandaki testosteron seviyenizi öğrenmek isteyecektir. Testosteron testleri testosteronun kanda en yüksek sabah saatlarinde yapılır. Testosteron pulsatil olarak salgılanan bir hormon olduğundan sabah saatlerinde aç karnına herhangi bir laboratuvara gidip kan vermek yeterlidir. Doğruya en yakın sonuçlar için testosteron seviyesinin gün içinde en yüksek olduğu sabah 8-11 saatlerini tercih etmelisiniz. Genelde total ve serbest testosteron ile seks hormonun bağlayan globulin (SHBG) seviyeleriniz belirlenecektir. Tiroid hormonları (TSH), LH, FSH, prolaktin, östradiol gibi hormonlar da kontrol edilebilir. Daha güvenli bir karar verebilmek için anormal bulgular bir kez daha tekrar edilebileceğini bilmelisiniz. Kan testlerinizde düşük testosteron seviyesi tespit edilirse o zaman testiste veya hipofiz bir sorun olup olmadığını anlamak için ileri testlerin yapılması gerekir. Örneğin hipofiz görüntüleme yöntemleriyle incelenebilir.

Bunların yanında gerekirse açlık kan şekeri, kan sayımı, kolesterol profili, karaciğer değerleri, elektrolitler ile PSA seviyeleriniz de araştırılacaktır.

Vücut kompozisyon analizi ile vücut yağ ve kas oranlarının tayini, penis doppler ile var olan sertleşme probleminin araştırılması, rektal ultrason ile prostat bezinin incelenmesi de mümkündür.

Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerde semen analizi, testis biyopsisi de önerilir. Bazı durumlarda genetik çalışmalardan da yararlanmak mümkündür.

Tüm bu testler tedavi sürecinde de size fayda sağlayacaktır. Doktorunuz hem tanınızı kesinleştirmek için hem de ilaçlarınızı ayarlamak için bu test sonuçlarından faydalanacaktır.

Psikolojik değerlendirme gerekebilir

Doktorunuz yaptığı testler ile olası bir testosteron eksikliğini ve bu soruna yol açan yada testosteron eksikliğine katkıda bulunan faktörleri incelerken, size ve ilişkinize dair problemlerin araştırılması için sizi psikolojik değerlendirmeye yönlendirebilir. Bu görüşmenizde de kendinizi rahat hissetmeniz, açık bir dille kendinizi anlatmanız duygusal ve psikolojik faktörlerin belirlenmesinde yardımcı olacaktır. Özellikle cinsel isteksizlik yaşıyorsanız bu durumun sizi ve partnerinizi nasıl etkilediğini, ya da ilişki sorunlarının cinsel problemleri nasıl hızlandırdığını açığa kavuşturmanız önemlidir. Bir de orta yaş döneminde andropozun getirdiği sıkıntılarla baş ederken psikolojik desteğin size büyük faydası olacaktır.

Tedavi Planınız

Hattat Klinik'te özellikle cinsel isteksizlik ve testosteron eksikliğinize yol açan faktörler belirlendikten sonra Size özel bir tedavi planı oluşturacaktır. Bu tedavi planında neler olduğuna kısaca bakarsak:

  • Hormon eksikliği yaşıyorsanız dışarıdan hormon takviye tedaviniz düzenlenir.
  • Cinsel isteksizlik yanında diğer cinsel sorunlarınızın da incelenir. Hormon takviyesi dışında gerektiğinde diğer tedavilerden yararlanılır.
  • Biyokimyasal ve metabolik incelemelerle vücutta altta yatan hastalıkların ortaya konur ve ileride gelişebilecek hastalıkların risklerinin saptanır. Gerekirse doktorunuz sizi başka uzmanlara yönlendirir.
  • Hormonal dengeyi olumlu yönde etkileyecek ve hormonal dengeyi bozan kolesterol, tansiyon, şeker yüksekliği sorunlarını azaltacak dengeli ve sağlıklı beslenme planı oluşturulur.
  • Özelikle testosteron eksikliğinin yarattığı sonuçları azalmak ve bütün olarak güçlü bir vücut mekanizması yaratmak için egzersiz programları oluşturulur.
  • Stres ve depresyon gibi faktörlerin yanında size veya ilişkinize dair sorunlar da belirlenerek uygun terapi teknikleri öğretilir.

Andropozda olup olmadığınızı merak ediyorsanız Türk Androloji Derneği'nin hazırladığı Yaşlanan Erkekte Başlayan Hipogonadizm testini çözün. Aşağıdaki şıklarda yer alan şikayetleri hiç yaşamıyorsanız 1, hafif şiddette yaşıyorsanız 2, orta şiddette yaşıyorsanız 3, şiddetli yaşıyorsanız 4, çok şiddetli yaşıyorsanız 5 numaralı puanları işaretleyin. Testi bitirdiğinizde puanlarınızı toplayın ve puan tablosundan kontrol edin.

  • Genel iyilik hissinde azalma (genel sağlık durumu) (1 2 3 4 5)
  • Eklem ve kas ağrısı (1 2 3 4 5)
  • Aşırı terleme, sıcak basması (1 2 3 4 5)
  • Uyku problemleri (1 2 3 4 5)
  • Sık sık yorgun hissetme (1 2 3 4 5)
  • Alınganlık (1 2 3 4 5)
  • Sinirlilik (1 2 3 4 5)
  • Endişe, panik hissi (1 2 3 4 5)
  • Bedensel bitkinlik-canlılığın kaybolması (1 2 3 4 5)
  • Kas gücünde azalma, güçsüz hissetme (1 2 3 4 5)
  • Depresif ruh hali (çökkünlük, motivasyon eksikliği) (1 2 3 4 5)
  • En iyi zamanların geride kaldığı hissi (1 2 3 4 5)
  • Kendini tükenmiş ve dibe vurmuş hissetmek (1 2 3 4 5)
  • Sakal büyümesinde azalma (1 2 3 4 5)
  • Seks yapma gücü ve sıklığında azalma (1 2 3 4 5)
  • Sabah ereksiyonu sayısında azalma (1 2 3 4 5)
  • Cinsel istek-şehvette azalma (1 2 3 4 5)

Toplam puan - şikayet derecesi
17-26 Puan : Yok
27-36 Puan : Az
37-49 Puan : Orta
50 ve üstü Puan : Ciddi

Testosteron hormonunun varlığı erkek özelliklerinin gelişimi ve fonksiyonu için şarttır. Testosteron etkinliğini daha anne karnında göstermeye başlar. Anne karnında erkek özelliklerinin oluşmasına katkıda bulunur. Sonra ergenlik döneminde de ikincil seks özelliklerinin gelişimini sağlar. Androjenler vücutta kıllanmayı, ses kalınlaşmasını, sebum üretimini, kas kütlesinde artışı ve kan yapımını tetikler. Testosteron genel sağlığı, fiziksel ve zihinsel performansı etkiler. Aynı zamanda bu hormon duygusal durum ve motivasyon için de önemlidir. Testosteron eksikliği görülen erkeklerde depresyon ve motivasyon güçlüğüne sık rastlanıyor. Testosteronun cinsel davranış ve aktivite üzerinde önemli etkileri var. Cinsel istek, fanteziler, gece ereksiyonları, cinsel aktivite kadar orgazm ve ejakülasyonun sıklığı da androjenler tarafından yönetiliyor.

Testosteron eksikliği neden olur?

Testiste testosteron üretimi azalabilir veya testis dışı nedenlerle azalabilir. Testislerde testosteron üretimindeki azalmayı inmemiş testis vakalarında, testis travmalarında hatta komplike olmuş kabakulak vakalarında görüyoruz. Kısaca testis dokusunu azaltacak tüm durumlarda testosteron üretimi azalır. Ancak özellikle yaşla birlikte testislerde testosteron üretiminde yaşla birlikte bir düşüş olur. Bu durumda andropoz dediğimiz bir klinik duruma yol açar. Bir de beyindeki hormon denetimi yapan hipofizden kaynaklanan bazı durumlarda hormon üretimi bastırılabilir. Kilo fazlalığı, kötü beslenme ve bel çevresi kalınlığı gibi risk faktörleri de testosteron seviyelerini azaltır.

Testosteron eksikliğinin sonuçları nedir?

Eğer fetal gelişim sırasında vücut yeterli testosteron üretmezse vücudun dışındaki cinsel organların büyümesinde sorunlar ortaya çıkar. Ergenlik sırasında bu durum oluşursa büyüme ve gelişmeyi yavaşlatabilir. Genel olarak kas kütlesi gelişiminde azalma, ses kalınlaşmasının olmaması, vücut kıllarında azlık, meni hacminde azalma veya meninin hiç olmaması, penis ve testislerde hacim eksikliği, memelerde büyüme (jinekomasti) gibi şikayetler olur. Yetişkinlik döneminde oluşursa andropoz denilen durum gelişir.

Testosteron Seviyesi Nasıl Belirlenir?

Testosteron seviyeleri kan analizleriyle ölçülebilmektedir. Daha güvenli bir karar verebilmek için anormal bulgular bir kez daha tekrar edilmelidir. Doğruya en yakın sonuçlar için testosteron seviyesinin gün içinde en yüksek olduğu sabah 8-10 saatleri tercih etmekteyiz. Eğer testosteron seviyeniz düşükse hormon yerine koyma tedavisi yapılabilir. Bu tedavinin uzman ellerde daha iyi netice vereceği ve sorunsuz sürdürüleceğini unutmayın! Hattat Klinik uzmanınız böyle bir karar verirse prostat büyümesi sorununuz olmadığından emin olmak için Prostat Spesifik Antijen isimli tetkiki isteyecek ve ihtiyaç duyarsa sizi bir prostat muayenesinden geçirecektir. Yıllık rutin incelemelerinizin testosteron seviyelerinin tayini için iyi bir fırsat olabileceği aklınızda olsun. Eğer yorgunluk, bitkinlik, aşırı terleme, uyku sorunları, sinirlilik, endişe, kas güçsüzlüğü, ruhsal çökkünlük veya tükenmişlik hissi, sakal büyümesinde azalma, seks yapma isteğinde düşme gibi sorunlar yaşıyorsanız, bu testi yaptırmanızda fayda vardır.

Testosteron takviyesi ne kadar süre yapılır?

Testosteron hormon eksikliği tespit etmişsek bunu dışarıdan takviye etmek mümkündür. Hormon takviyelerinin bu konuda deneyimli bir uzman tarafından dikkatle yapılması ve düzenli aralıklarla kan seviyelerinin kontrol edilmesi gerekir. Hormon takviyelerinde biz aylık olarak kontrolleri öneriyoruz. Özellikle erkeklerde hormon seviyelerinin yanında iki ayda bir PSA yani prostat spesifik antijen miktarına bakıyoruz. Hormon tedavileri bu aylık kontrollere göre devam eder ve hormon eksikliği giderildiğinde tedavi tamamlanmış olur. Ancak cinsel sorunlar devam ediyorsa diğer risk faktörlerine bakılır. Ancak unutulmaması gereken şu ki isteksizliği yaratan diğer alanların, kişiye ve ilişkiye ait diğer sorunların dikkatle incelenmesi gerekir. Çoğu zaman hormon eksikliğine bağlı cinsel isteksizlik yaşayanlarda diğer faktörleri de görüyoruz. Hayat tarzı da hormonlarda önemlidir. Kilo fazlalığı, beslenme bozukluğu, hareketsizlik de hormon dengelerini bozabilir. Bu nedenle, Hattat Klinik olarak her kişiyi tüm risk faktörleri ile bir bütün olarak ele almakta ve bu araştırma sonucunda kişiye özel en doğru tedavi reçetesini ulaştırmaktayız.